Kolon kanseri, sindirim sistemimizin son halkası olan kalın bağırsakta meydana gelen, hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Bu kanser türü, genellikle sinsi bir şekilde ilerleyerek ilk evrelerinde net belirtiler göstermeyebilir. Bu durum, hastalığın fark edilmeden ilerlemesine neden olur. Ancak unutulmamalıdır ki, kolon kanseri erken evrede teşhis edildiğinde tedaviye oldukça iyi yanıt verir ve hastanın yaşam şansı ciddi oranda artar. Ayrıca bu nedenle kalın bağırsak sağlığına özen göstermek ve vücudun verdiği küçük sinyalleri önemsemek son derece hayati bir öneme sahiptir.
Neden Kolon Kanseri Fark Edilmeyebilir?
Kolon kanseri çoğu zaman yıllar içinde gelişir. Bu yavaş ilerleyiş, belirtilerin hafif ve genel sindirim sorunlarıyla karıştırılmasına neden olabilir. Örneğin; gaz sıkışması, geçmeyen kabızlık veya basit hemoroid problemleri gibi gündelik şikâyetlerle benzerlik gösterdiği için pek çok kişi bu durumu önemsemez. Ayrıca utanma duygusu, “geçer” düşüncesi ya da sağlık kurumlarına başvurmaktan çekinme gibi nedenlerle teşhis gecikebilir. Oysa ki kolon kanseri, erken evrede yakalanırsa uygulanan tedavilerle çoğu zaman tamamen kontrol altına alınabilir. Bu yüzden sindirim sistemine dair uzun süren rahatsızlıklar göz ardı edilmemelidir.
Kolon Kanserinin En Yaygın Belirtileri
Her bireyde farklı seyredebilse de kolon kanserinin bazı belirtileri oldukça tipiktir ve ciddiyetle ele alınmalıdır.
Aşağıdaki semptomlar sık karşılaşılan uyarı işaretleridir:
- Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik: Sık sık kabızlık ya da ishal yaşamak
- Dışkının çapında belirgin incelme
- Dışkıda gözle görülebilen parlak kırmızı ya da koyu renkli kan
- Karın bölgesinde sebebi açıklanamayan ağrı, kramp ya da sürekli şişkinlik hissi
- Tuvalete çıktıktan sonra bağırsakların tam boşalmadığı hissi
- Açıklanamayan şekilde kilo kaybetmek
- Günlük yaşamı etkileyen düzeyde sürekli yorgunluk, halsizlik
- Demir eksikliğine bağlı olarak gelişen kansızlık (özellikle kadınlarda)
Bu belirtilerden birkaçının birlikte görülmesi ve şikâyetlerin iki haftadan uzun sürmesi durumunda, zaman kaybetmeden bir uzmana başvurmak gerekir. Aynı zamanda unutmayın; erken tanı hayat kurtarır.
Kolon Kanseri Şüphesi Varsa Ne Yapmalısınız?
Eğer yukarıdaki belirtilerden bazılarını yaşıyorsanız ya da risk grubunda yer alıyorsanız, zaman kaybetmeden bir genel cerrahi ya da gastroenteroloji uzmanına başvurmanız gerekir. Uzman hekimin önerisiyle kolonoskopi, dışkıda gizli kan testi gibi tanı yöntemleri uygulanarak hastalığın varlığı araştırılır.
Ailenizde kolon kanseri öyküsü varsa, tarama takviminizi öne çekmeniz ve kontrolleri düzenli hale getirmeniz önemlidir. Aynı zamanda beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirmeniz gerekir. Lif bakımından zengin sebze ve meyveleri bol tüketmek, kırmızı et ve işlenmiş gıdalardan uzak durmak bağırsak sağlığı açısından oldukça faydalıdır. Sigarayı bırakmak, alkol kullanımını azaltmak ve haftalık egzersiz rutinleri oluşturmak da genel sağlığınızı olumlu yönde etkiler.
Bu adımlar yalnızca olası bir kanseri erken teşhis etmekle kalmaz, bağırsak florasını dengede tutarak genel yaşam kalitenizi de artırır. Unutmayın, düzenli sağlık kontrolleri ve sağlıklı bir yaşam tarzı, birçok kronik hastalıkta olduğu gibi kolon kanseri için de güçlü bir kalkan görevi görür.
Kolon Kanseri İçin Yüksek Risk Taşıyanlar Kimlerdir?
Bazı bireyler, genetik yatkınlık veya kronik rahatsızlıklar nedeniyle kolon kanseri açısından daha yüksek risk altındadır. Özellikle:
- 40 yaşın üzerinde olan kişiler
- Aile bireylerinde kolon kanseri öyküsü bulunanlar
- Daha önce bağırsak polipleri tespit edilmiş olanlar
- Uzun süredir Crohn hastalığı veya ülseratif kolit gibi iltihabi bağırsak hastalıklarıyla yaşayanlar
Bu bireylerin rutin tarama testlerini daha erken yaşlarda ve daha sık yaptırması büyük önem taşır. Erken tarama sayesinde potansiyel riskler erkenden belirlenebilir ve gerekli önlemler alınabilir. Ayrıca kolonoskopi gibi yöntemlerle polipler henüz kansere dönüşmeden alınabilir.
Daha fazla bilgi almak için sayfamıza göz atabilir.Ayrıca bizi Instagram’ dan takipte kalabilirsiniz.