Kanser, modern çağın en yaygın ve korkulan hastalıklarından biri olarak karşımıza çıkıyor; ancak yaşam tarzımızda yapacağımız bazı bilinçli değişikliklerle bu ciddi hastalığa karşı güçlü bir koruma sağlamak mümkün. Öncelikle, sağlıklı ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturmak büyük önem taşıyor.
Günlük öğünlerde mevsiminde tüketilen taze sebze ve meyvelere, tam tahıllara, baklagillere ve doğal yağlara yer vermek; aynı zamanda işlenmiş, katkı maddeli ve aşırı şekerli gıdalardan uzak durmak bağışıklık sistemimizin güçlenmesine yardımcı olur. Bunun yanı sıra, haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş, bisiklet ya da yüzme gibi orta düzeyde egzersiz yapmak hem genel sağlığı destekler hem de hormon dengesi ve metabolizma üzerinde olumlu etkiler yaratarak kanser riskini azaltır. Elbette sigara ve alkol kullanımından uzak durmak da son derece önemlidir; çünkü bu iki alışkanlık başta akciğer, karaciğer ve ağız kanserleri olmak üzere birçok türün oluşumunda doğrudan rol oynar.
Özellikle güneşin en dik geldiği saatlerde dışarıda bulunmamak, yüksek koruma faktörlü güneş kremleri kullanmak ve cildi koruyucu kıyafetler tercih etmek, cilt kanseri riskini en aza indirmek için alınabilecek etkili önlemlerdendir. Ayrıca, düzenli sağlık kontrolleri yaptırmak, özellikle aile öyküsünde kanser bulunan bireyler için erken teşhis adına hayati önem taşır.
HPV ve Hepatit B gibi virüslere karşı geliştirilen aşılar da bazı kanser türlerinden korunmada oldukça etkilidir. Günümüzde stresi tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da, onu yönetmeyi öğrenmek—örneğin yoga, meditasyon veya doğa yürüyüşleriyle—hem ruh sağlığımızı hem de bağışıklık sistemimizi olumlu yönde etkiler. Uyku düzeni de genellikle göz ardı edilir, oysa ki her gece 7–8 saat kaliteli uyku uyumak, hücresel onarım süreçleri için olmazsa olmazdır. Ayrıca tüm bu adımları bir bütün olarak hayatımıza dâhil ettiğimizde, sadece kanser riskini azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda daha enerjik, dirençli ve sağlıklı bir yaşam sürme şansımız da artacaktır.